Seçil Duman

Seçil Duman

Cinsel Terapiler 27 July 2015

Cinsel Terapiler

Cinsel Terapi Nedir?

Cinsel terapi uygulamalarında cinsel sorunlar yaşayan kişilerden terapi esnasında fiziksel temasta bulunmaları beklenmez, konuşma terapisi kullanılarak sorunların kaynağına inilmeye çalışılır. Yaşamın ayrılmaz bir parçası olan cinsellik alanında yapılan ilk cinsel terapi çalışmaları 1960 yılında öncü araştırmacılar William Masters (1915- 2001) ve Virginia Johnson (1925-2013) tarafından, birçok cinsel sorunun eğitim ve bazı spesifik masaj teknikleriyle rahatlıkla çözülebileceğini göstermeleriyle başladı. Günümüzde en sık karşılaşılan cinsel sorunlar; cinsel işlev bozuklukları, erken boşalma, vajinismus, orgazm bozuklukları, ağrılı cinsel ilişki, cinsel isteksizlik olarak sıralanabilir. Cinsel terapistlerin öncelikli amacı bireyleri cinsellik konusunda eğitmektir. Cinsel terapilerde terapist öncelikle cinsel sorun yaşayan kişilere sorular sorarak sorunların kaynağını öğrenmeye çalışır. Eğer yaşanan cinsel problemlerin temeli fiziksel nedenlerden kaynaklanıyorsa cinsel terapist danışanı üroloji ya da dahiliye gibi ilgili alanlara yönlendirmelidir.

En Sık Karşılaşılan Cinsel Sorunlar

İstek Farklılıkları: İlişkide çiftlerin cinsel birleşmenin ne zaman ya da ne sıklıkta gerçekleşeceği ile ilgili anlaşmazlık yaşaması oldukça sık rastlanan bir durumdur. Cinsel terapiye katılan çiftlerin üçte ikisinde erkeklerin kadınlardan daha sık cinsel ilişki beklentisi içinde oldukları görülürken cinsel terapi uzmanı psikologlar her iki taraf için de kabul edilebilir bir yol ve sıklık bulunması konusunda yardımcı olabilir.

Ereksiyon (Sertleşme) Sorunları: Erkeklerde cinsel birleşme süresince yeterli ereksiyonu sağlayamama olarak ifade edilen sertleşme sorunlarında son yıllarda her ne kadar cinsel istek arttırıcı ilaçların kullanımı artmış olsa da altta yatan psikolojik nedenlerin belirlenmesi ve tedavi süreçlerinde cinsel terapi konusunda uzman bir psikolog desteği almanın tedavi başarısını önemli ölçüde arttırdığı görülmektedir.

Ağrılı Cinsel İlişki: Kadınlarda cinsel birleşme sırasında genital bölgede yaşanan ağrıların bölge çevresindeki kist, enfeksiyon, sistit gibi fiziksel nedenleri olabileceği gibi yoğun kaygı, olumsuz düşünceler, cinsel travma hatıraları, yanlış öğretiler gibi psikolojik nedenler de bu rahatsızlığa yol açabilmektedir.

Vajinismus: Kadınlarda fiziksel hiçbir problem olmadığı halde pelvis kaslarındaki kasılmalar nedeniyle ilişkiye girilememesi ya da iağrılı ilişki yaşanması durumu olarak adlandırılan vajinismus problemi aslında cinsel sorunlar arasında psikoterapi uygulamalarıyla en rahat çözülebilen sorunlardan biridir. Özellikle cinsellik hakkında doğru olmayan bilgiler nedeniyle korku, kaygı, endişe yaşayan kadınlarda sıklıkla görülen vajinismus tedavisinde cinsellik konusunda uzman terapistlerin danışanlarında var olan yersiz korku ve endişeleri eğitim mekanizmalarıyla giderebilirler.

Boşanma Terapileri 27 July 2015

Boşanma Terapileri

Boşanma danışmanlığında amaç; boşanmaya karar vermiş çiftlerin sorunsuz bir şekilde ayrılabilmeleri ve çocuğun bu durumdan negatif etkilenmesini engellemek olarak özetlenebilir. Ülkemizde yeni yeni gündeme giren boşanma kavramı, hem eşlerde hem de çocuklarda büyük ruhsal sıkıntılara neden olmaktadır. Toplumda boşanma anormal, sapkın ya da utanç verici bir durum gibi algılanmaktadır, çoğu insan eziyet dolu bir evliliği iyi bir boşanmaya tercih etmektedir ancak bunun tam terside gözlenmektedir bir çok çift farkında bile olmadıkları nedenlerle yada basit iletişim sorunları nedeniyle ayrılmaktadır.. Boşanmış çiftlerde çoğunlukla öfke, sitem, gücenmişlik yaşanır. Herkes kendi zemini ya da bakış açısına göre haklı olduğunu düşündüğünden bu dönemde iletişim daha da bozulur. Çevrede bu konuda deneyim az dır o yüzden bu süreç çoğunlukla kötü geçer. Bu süreçte eşler kendi ruhsal durumları için(duyguları ile baş etmek) ya da çocukları için başvururlar, bir diğer grup eşine boşanmayı kabul ettirebilmek için başvurur. Boşanmış ailedeki çocuklar yetişkin olduklarında, karşı cinsle sorunlu ilişkiler yaşama ve kendilerinin de boşanma olasılığı diğer çocuklara göre daha büyüktür. Evlenmeden beraber yaşama eğilimi daha fazla. Annelerin ilgi ve şefkatinde azalma gözlenir, ömür boyu süren küslükler olabilmektedir. Çocuk sahibi olmaya karşı isteksizlik, erken cinsel deneyim. Bu çocuklar daha çok davranışsal sorun -suça eğilim-yaşar, otorite ile daha sık başları belaya girer ve okul başarıları düşer.

Boşanma Sürecinde Boşanma Danışmanlığı Ne İşe Yarar?

Çiftler arasında iletişim sağlanır. Boşanma öncesi danışmanlık verilir Boşanma sebepleri ve süreç değerlendirmesi yapılır Altyapı gözden geçirilir. Çocukla ilgili yapılması gerekenler tartışılır. Boşanma aşamasında çocuğun durumu ve potansiyeli değerlendirilir. İyi boşanma kavramı öğretilir. Boşanmanın yas süreci hem çiftte hemde çocukta analiz edilir. İki çekirdekli aile kavramı hakkında eğitim verilir. Boşanmanın ömür boyu sürecek evlilik benzeri bir kurum olduğu öğretilir. İleriki aşamalarda danışma verilir. (yeni ilişkilere adaptasyon, üvey annelik vs)

Mora Terapi 16 October 2014

Mora Terapi

Biorezonans Nedir?

Rezonans kelimesi elektronikten gelmektedir. İki eş elektriksel sinyalin birbirini seçmesi ve ilişkiye geçmesi olarak tanımlanabilir. Biyolojik sistemler için rezonans fenomenini kullanan yöntemlere ve teknolojilere genel olarak biorezonans denilmektedir.

Rezonanslar, özellikle elektromanyetik rezonanslar, fiziksel sağlık için büyük önem taşır. İnsanların, hayvanların ve hatta bitkilerin sağlığı, her bir somatik hücre ve her bir organ tarafından oluşturulan bu spesifik rezonansların bozulmadan kalmasına bağlıdır. Sadece tüm enstrümanları doğru akort edildiğinde uyum içerisinde performans sergileyebilen bir senfoni orkestrası gibi, insan vücudu da rezonansları ve elektromanyetik frekansları doğru ve doğayla uyumlu olduğunda ideal bir şekilde çalışır.

Yöntem non-invasiv ve yan etkisiz olduğundan uygulama basittir.

MORA Terapi Nedir?

MORA ismi bu tekniğinin yaratıcısı Dr. Franz MOrell ve Eric RAsche'nin soyadlarının baş harflerinin birleşimidir. Dr. Morell, yetmişli yılların ortalarında damadı Elektronik Mühendisi Eric Rasche ile birlikte, vücudun kendi rezonanslarını (salınımlarını) kaydedebilen, analiz edebilen, düzeltebilen ve ardından düzenlenmiş salınımları insan vücuduna geri verebilen bir cihaz geliştirdi. Bu, klasik Biorezonans metodunun doğuşuydu. Özellikle Almanya ve Avrupa ülkelerinde biorezonans metodu olarak adlandırılan tamamlayıcı – integratif tıp akımının başlamasına neden oldu. 35 yıldır, bilimsel çalışmalarla da desteklenen Morell-Rasche yöntemi yıllar içinde terapi etkinliği ve başarısı nedeniyle tüm dünyada yaygın bir şekilde kullanılan bir yöntem haline gelmiştir. Bu nedenledir ki pek çok farklı yöntem ve cihaz da biorezonans isminin saygınlığı dolayısıyla aynı işlevleri yapmamasına rağmen bu ismi kullanmaktadır. İsim benzerliklerinin yanıltıcı olmaması adına ve MORA cihazıyla yapılan uygulamaların kendine has etkinliğinden dolayı bu sitede bahsedilen yöntem MORA Terapi olarak anılmaktadır.

MORA-Terapi Kısaca…

1) Maddenin çevresinde oluşan elektromanyetik alandaki frekansların tedavi amacıyla kullanılmasıdır.

2) Vücudun kendisinden alınan elektromanyetik frekansların tedavi amacıyla kullanılmasıdır. MORA Terapi’nin Teknik ve Bilimsel Altyapısı: Homeopati olarak bilinen ve tüm dünyada hızlı şekilde yayılan bir tamamlayıcı tıp yönteminin, geleneksel Çin tıbbının temel önermeleriyle harmanlanması ve bu bilginin yüksek teknolojiyle birleştirilmesi MORA Terapi’yi yaratmıştır. Mora Terapi 1977 yılında doğmuş, zaman içinde elektromanyetik frekanslarla ilgili bilginin artmasıyla birlikte gelişmiş ve 2012 yılının sonunda piyasaya sürülen MORA NOVA-touch cihazı ile dünyadaki en ileri biorezonans teknolojisi aşamasına gelmiştir.

Yöntemi açıklayabilmek için son 40-50 yıldır olan bazı bilimsel gelişmelerden kısaca bahsetmemiz gerekiyor.

Kuantum fiziği tarafından baktığımızda Madde = Enerji’dir. Ya da daha doğrusu; madde enerjinin bir görüntüsü ya da formudur. Bu bilgi şu anda karşımızda duran kuşku götürmez bir bilimsel gerçekliktir. Maddenin teorik yapıtaşlarından olan elektron aynı anda hem parçacık hem de dalga yapısındadır. Yani elektron aynı anda hem maddesel bir birim gibi davranır hem de dalga (frekans) yapısı taşır.

Homeopati Nedir?

Homeopati 200 yıl kadar önce Almanya’da Dr. Hahneman tarafından standardize edilmiş çok eski bir tedavi yöntemidir. Benzerin benzerle tedavi edilmesi savını taşır. Ancak maddesel olarak değil, enerjetik olarak. Kişiye verilen maddeler binlerce kez sulandırılarak verilir. Ki bu sulandırma işlemi çoğu zaman ilacın içinde hiç madde kalmayana kadar devam ettirilir (örnek 400 tane sıfırı yan yana koyduğunuzda olan rakam kadar kez sulandırma).

Homeopatik ilacın yukarıda bahsedilen etkisinin o maddenin sıvı içinde kalan elektromanyetik izine bağlı olabileceği savı (suyun hafızası benzeri) MORA Terapi’nin çıkış noktasıdır. Madenin suyun içinden geçerken bıraktığı olası elektromanyetik iz fotonlar ya da zayıf elektromanyetik frekanslar olarak da tanımlanabilir.

MORA’nın etkisi maddeye ait bu zayıf elektromanyetik frekanslarla (fotonlarla) vücudun frekanslarının (biofotonların) “rezonansa girmesi” yoluyla olmaktadır. MORA Klasik Homeopati ile Geleneksel Çin Tıbbının ana önermelerini harmanlayan bir metottur. Mora Super Plus ve Mora Nova cihazları Sağlık Bakanlığı tarafından Biyofiziksel Terapi Cihazı (Elektrohomeopati, elektroakupunktur ve biofeedback cihazı) olarak onaylamıştır.

Mora Terapi Nasıl Tedavi Eder?

MORA Terapi yönteminde elektromanyetik frekanslar;

a) Cilt üzerine konulan elektrotlar yardımıyla,
b) Cihazın giriş yeri içerisine konulan maddeler yardımıyla (örneğin sigara ya da alerjen madde),
c) Cihazın giriş yeri içerisine konulan patolojik vücut sıvıları (örneğin idrar yolu enfeksiyonu olan bir kişinin idrarı) yardımıyla cihaz içine alınır. Optik uncoupling/ayırma uygulandıktan sonra frekans, MORA’ya özgü bir filtre içinden geçirilerek sabit fazlı olarak ters çevrilir ve kişinin vücuduna verilir.

Elektromanyetik Frekans Bilgisi Nasıl Tedavi Eder?

Hasta organizmanın iyileşmesi, frekanslar üzerinde taşınıldığı düşünülen ve vücut tarafından enerji sistemine emilen bilgi ile sağlanır. Bilgi elektromanyetik niteliktedir ve frekanslar ya da başka bir deyişle fotonlar şeklinde taşınmaktadır. Vücuttaki meridyenler üzerinde akan elektromanyetik frekanslar ile dışarıdan verilen frekans arasında rezonansın gerçekleşmesi beraberinde vücutta elektromanyetik anlamda bir değişimi getirir. Vücuttaki meridyenler üzerinde akan elektriksel bilgi akupunkturda da bilinen eski bir bilgidir. MORA Terapi “akupunkturun” bu temel bilgisini “homeopati” bilgisiyle birleştirmektedir. MORA Terapi ile yapılan işlemi, vücuttaki elektriksel aktivite içinden toksik – problemli homeopatik bilginin (frekansın) çıkarılması ya da hastalığı gösteren/ hastalığa yol açan problemli elektriksel bilginin silinmesi olarak açıklamak da mümkündür. MORA Color renk tedavilerinde ise yapılan işlem vücuda homeopatik renk frekanslarının yüksek amplifikasyonda (güçlendirilerek) verilmesidir.

Pratikte MORA Terapi Nasıl Uygulanır?

MORA Terapi uygulamalarını iki sınıfa ayırmak mümkündür…

PRATİKTE MORA-TERAPİ

MORA-Terapi uygulamalarını iki sınıfa ayırmak mümkündür…

a) Vücudun elektromanyetik frekans bilgisinin kullanıldığı uygulamalar Titreşim tıbbının ana kuramına göre, hastalıklar kendini “patolojik vibrasyonlar”olarak elektromanyetik seviyede dışa vurur. Vücuttan alınan elektromanyetik frekans bilgisinin sabit fazda ters çevrilmesinin ya da “Harmonik” ve “Disharmonik” vibrasyonlar olarak ayrılarak sadece problemli frekans grubu (disharmonik) ters çevrilerek patolojik titreşimler yok edilir. Buna “interferans” denir. Uygulamada bedenin zayıf elektronik vibrasyonları hastalık bölgesinin hemen üzerindeki lokal elektrotlar üzerinden cihaza transfer edilir, filtrelenir, ters çevrilir ve programın ayarına göre, ya tüm frekans aralığı ya da kısmi frekans aralıkları hasta bedenine geri aktarılır. MORA Terapi’de bilinen şey, vücuttaki enerji sisteminin 0 ile 400 kHz arasındaki elektromanyetik titreşimlerle yapılandığıdır. Ve düşük frekans bantları daha çok akut hastalıklar ve durumlarla ilişkiliyken üst frekans bantları daha çok kronik problemlerle ilişkilidir. MORA NOVA-touch’ın iki kanalı alt ve üst frekans gruplarında aynı anda-farklı parametrelerle çalışmaktadır.

b) Maddelerin elektromanyetik ışınımlarının kullanıldığı uygulamalar Bu şekildeki MORA Terapi uygulamalarında elektromanyetik frekanslar beden dışından, başka maddelerden alınır ve tedavi amaçlı kullanılır.

- Dışarıdan kullanılan maddeler... Temizleme amaçlı olarak alerjenler, ağır metaller ya da sigara vb. bağımlılık yapan maddeler gibi...

- Kişiye ait salgılar ve beden sıvıları... Temizleme amaçlı olarak idrar yolu enfeksiyonunda idrar, bronşitte balgam, sinüzitte burun akıntısı, enfekte yaralarda enfekte bölgeden akıntı gibi...

- Homeopatik ilaçlar ya da renkler... Vücuda ekleme amacıyla vücut enerji sistemini değiştiren tanımlanmış frekans grupları...

Renk Terapisi 18 August 2014

Renk Terapileri

Renk terapileri, metabolizmanın sağlıklı ve dengeli bir şekilde çalışmasını sağlamak amacıyla renk enerjilerinden faydalanılarak yapılan doğal bir terapi şeklidir. Mide problemlerinden, baş ağrısına çok çeşitli hastalıklarda, renk terapisi çok iyi sonuçlar vermektedir. İhtiyaç olan renk vucuda çeşitli yöntemlerle sağlanır.

Avustralyalı Dr. Gruba tarafından yaratılmış, 2006’daki MORA kongresinde ilk sunumu yapılmış ve 2008 başından itibaren de yaygın kullanıma başlanmış yeni ve çok etkili bir MORA-Terapi şeklidir.

Dr. Guruba öncesinde de renklerin tedavi edici etkileri biliniyor iken, Dr. Gruba’nın yarattığı tedavilerinin farkı tedavinin bir elektrot yardımıyla lokalize bir alana verilmesi ve sinyalin ekstra amplifikatörler yardımıyla güçlendirilmesi olmuştur.

MORA Renk tedavilerinde renkli ışık ya da gözle görülebilir renkler kullanılmamaktadır. Renkler Elektro-homeopati programından homeopatik frekanslar şeklinde gonderilir. Terapist seçilen rengi sadece ekranda görür. Hasta herhangi bir renk görmez.

MORA Renk tedavilerinde hasta ayakta durabilir ya da yatabilir. Uygulama Gruba elektrodu yardımıyla uygun vücut bölgesi üzerine yapılır. Ağrı tedavisi için ağrı bölgesi üzerine mavi renk ya da mide problemi için batın üzerinde sarı renk gibi. Uygulama 10-20 dakika sürer ve ilk birkaç dakika sonunda tedavi etkinliği ortaya çıkmaya başlar.

RENKLERİN KLASİK KULLANIMLARI

Renkler sıcak, nötral ve soğuk guruptaki renkler olmak üzere 3 guruba ayrılabilir.

Sıcak renkler… Kırmızı (Red), Turuncu (Orange), Sarı (Yellow), Sarı/Yeşil (Lemon) Nötr renk… Yeşil (Green)

Soğuk renkler… Turkuaz, Mavi (Blue), Lacivert (Indigo), Menekşe (Violet)

Bu renklerden ayrı olarak genellikle sirkulatuar sistem renkleri olarak adlandırdığımız 3 ara renk daha bulunur. Bunlar hem sıcak hem soğuk spektrumdaki vibrasyonları içerir.

Dolaşım Sistemi Renkleri:… Mor (Purple), Magenta, Kızıl (Skarlet)

SICAK / İNFRA-GREEN RENKLER

Bu spekturumdaki renkler genel olarak stimule edici ve detoksifiye edici karakterde etkiler yaratır. Kural olarak bu renkler ateş veya inflamasyon durumunda kullanılmamalıdır.

KIRMIZI (RED)

- Görünür renk spekturumunun en altında bulunur. Kırmızıdan daha düşük frekanslar infra-red gurubuna girer ve gözle görülemezler.

-Kırmızı stimule edicidir ve sempatikotroptur. Nabzı hızlandırır, tansiyonu yükseltir. Halsizlik, yorgunluk, tükenmişlik durumunda ve aktivitenin arttırılması gereken hallerde endikedir.

- 5 duyuyu ve bunun yanında tüm sensory-duyusal sinir sistemini aktive eder. Koku, görme, duyma, dokunma ve tad duygularıyla ilgili problemlerde kullanılabilir. Kırmızının bu özelliğinin ağrıya hassasiyeti arttırabileceği unutulmamalıdır. Bu özelliği ile orgazm ve cinsel uyarılma güçlüklerinde de kullanılabilir.

- Kırmızı dikkatli kullanılmalıdır çünkü yaratacağı detoksifikasyon hızlıdır ve inflamasyonu arttırabilir veya belli fiziksel-duygusal durumları aktive edebilir. Bu özelliğiyle cildi temizleme ve detoksifiye etmek için kullanılabilir ancak aşrı uygulama inflamasyonu arttırabilir.

- Karaciğer parankim gelişimini destekler. Sirozda lemon-Sarı/Yeşil ile birlikte kullanılabilir.

- Kırmızı renk vibrasyonları vücuttaki tuzların iyonizasyonunda katalizör olarak düşünülebilir.

İyonizasyon elektromanyetik enerjinin vücuda emilim yoludur. Kırmızı ferik tuzların parçalanmasında kullanılır. Demirin vücuda ve alyuvara emilimini artırır. Kırmızı alyuvar ve hemoglobin üretimini aktive eder. Anemide kırmızı endikedir.

- Ateş olmayan soğuk algınlığında kırmızı kullanılabilir.

- Kırmızı ve diğer sıcak renkler konstipasyonun giderilmesi için endikedir.

- Tüm sıcak renkler endokrin sistemin uyarılması için etkilidir.

- Kırmızı ultraviyole ve X-raylere bağlı yanıklarda kullanılabilir.

SARI (YELLOW)

- Motor sinirleri aktive eder. Sarı plejilerde kullanılabilir. Motor stimulan ve neural sistem için yapıtaşıdır. Sarı vibrasyonlarının eksikliği parsiyel ve komplet paralizi durumunu yaratır. Paralizlerde indigo ile birlikte kullanılabilir. beyin için uygun renktir. Parkinsonda limon (sarı/yeşil) sonrasında sarı ya da turuncu (bazen de indigo) kullanılabilir. Sarı intellekt-zekanın da rengidir.

- Depresyonlarda kullanılır. Sarı düşük enerjili duygu durumlarda (depresyon, apati, melankoli, çökkün duygu durum) modu yükseltmek için kullanılır. Sarı neşenin ve yaşam zevkinin rengidir.

- Sarı tüm sindirim sisteminin; midenin, bağırsakların, pankreasın uyarılması, safra arttırıcı ve digestive sıvıların arttırılması için kullanılır. Gaz durumu için kullanılabilir. Genel olarak temizleyici olarak bilinir ve sindirim sitemindeki parazit ve toksinlerin temizliği için / sırasında kullanılabilir.Anti-helminitik etkisi bulunur.

- Gastrik ülserlerde kullanılır. Duodenal ülserler için ise mavi-yeşil kullanılmalıdır.

- Diabette kullanılabilir. Diabet kronik durum olduğu için Lemon-sarı/yeşil de eklenmelidir.

- Barsak peristalsizminin arttırılması amacıyla ya da dispepsiler de dahil tüm sindirim problemlerinde sarı kullanılabilir. Özellikle konstipasyonda…

- Sarının karaciğer parankim üzerinde olumlu etkisi bulunur.

- Genel olarak stimule edici, atıcı/temizleyici etkinliği vardır. Sarı lenfatik sistemin aktivasyonu amacıyla da kullanılır. Ciltteki lenfatik sistemin aktivasyonu ile cilt bozukluklarında endikedir.

- Diğer sıcak renklerdeki gibi sarıda da aşırı temzilik aktivitesi gözlenirse (diyare, ateş…) hasta mavi gurubundaki renklerle dengelenmelidir.

SARI-YEŞİL (LİMON)

- Spekteroskopik analizde altın ve gümüş bu renktedir. Erkekte altın ve kadında gümüş polaritenin yin-yang versiyonudur. Bu renk her iki cins için seksüel stimulan olarak kullanılabilir.

- Zararlı kimyasalların detoksifikasyonu için çok uygundur. Limon en güçlü temzileyici renk olarak bilinir. Ağır metaller, zirai ilaçlar ya da arsenik gibi kimyasalların maddesel olarak ciltten ve enerjetik olarak kişinin aurasından atılımı için bu renk kullanılmalıdır.

- Spekteroskopik analizde fosfor ve sulfur bu renktedir. Her ikisi de beyni uyarır. Sarı yeşil serebral stimulandır.

- Kronik problemlerde hücre tamirini uyarır. Gelişim geriliği, dwarfism ve hipotiroidik cretenism için uygundur. Büyümeyi uyarır. Sarı-yeşil kemik gelişimi için kullanılır.

- İmmun sistem için önemli bir organ olan timusu aktive eder. Tüm kronik problemler için tedavilere eklenebilir.

NÖTR RENK – YEŞİL (GREEN)

- Endikasyonlara göre renk şeçilemediği her durumda yeşil endikedir. Yeşil hem fazla aktif hem de az aktif durumlarda kullanılabilir. Yeşil spekturumun en ortasında yer alan ana renktir. Yeşil kronik ve akut durumlar için stabilize edicidir. Birçok problem sadece yeşil kullanılarak giderilebilir. Dengeleyiçi ve ara bulucudur. Gücün dengelenmesi, zayıf noktaların doyurulması…

- Önemli bir özelliği antiseptik, germisid ve disinfektan olmasıdır. Yiyecek zehirlenmeleri ve bakteri enfeksiyonlarında da yeşilin bu özelliği kullanılır. Grip durumunda da kullanılan ana renktir.

- Duygusal dengesizliklerde yatıştırıcı-sakinleştiricidir. Uykusuzluk, tükenmişlik ve irritabilite durumlarında kullanılabilir. Manik depresif bozuklukta da yeşil kullanılabilir.

- Yeşil özellikle turkuazla birleştirildiğinde kas dokusunun gelişimi için kullanılabilir.

- Yeşil pituiter bezi aktive eder ki pituiter bez diğer bezlerin foksiyonunu kontrol eden bezdir.

SOĞUK / ULTRA GREEN RENKLER

TURKUAZ

- Limon ‘un (sarı/yeşil) ters rengidir. Özellikle akut durumlar için ve hücre tamiri ve beslenmesi için önemli bir renktir. Yeşil ya da mavi ile birlikte olarak akut enfeksiyonlar, yanıklar ve akut yaralanmalarda kullanılması gereken renktir.

- Özellikle 3. derece yanıklarda ve maviden sonra uygulamak üzere, skar dokusunun fazla ya da hiç olmaması için endikedir. Yeni cilt oluşumunu desteyen ana renk turkuazdır.

- Cilt problemlerinde daha çok ıslak tip dermatozlardaki sıcak problem bölgesini dengelemek için turkuaz kullanılır. Problem giderilemezse mavi-indigo da denenebilir. Kuru tip dermatozlarda dengeleme lemon veya yetmezse sarı ve turuncu ile olmalıdır.

- Uyku problemlerinde kullanılabilir. Turkuazın diğer soğuk renkler gibi sakinleştirici etkisi bulunur.

- Her türlü ateş durumunda kullanılabilir.

MAVİ (BLUE)

- Dr. Gurubanın hastalarının % 85 inde kullandığını söylediği renktir. Gruba hastalarda, özellikle vücuttaki tetik noktalar üzerinde mavi kullandığını, eğer tedavi etkinliği yaratamazsa diğer renklere geçtiğini söylemektedir.

- Sakinlik ve soğukluğu çağrıştır.

- Parasempatikotroptur. Bradikardi yaratır ve kan basıncında düşme için kullanılır. Sakinleştiricidir.

- İnflamasyonu sakinleştirir. Ateşi ve inflamasyonu soğutur. Özellikle akut fazdaki inflamatuar durumlarda turkuazla birlikte kullanılmalıdır. Kronik fazdaki romatizmal durumlar için Lemon veya turuncu uygun olur.

- Ateşli gripal durumlarda kafada yeşil, göğüs üzerinde mavi kullanılabilir.

- Yeşile benzer şekilde bekteriosiddir.

- Ağrıyı azaltır. Kaşıntıyı azaltır. Yanıklarda kaşıntının ve ağrının azalması için kullanılır. Özellikle kas iskelet sistemi ağrılarında kullanılır. Dr. Grubanın kronik ağrılar için kullandığı ana renktir.

- Sinirlilik ve yüksek anksiyeteli durumlar için endikedir. Sakin bir uyku yaratır. Uyku problemlerinde kullanılır. Aşırı hareketli-uykusuz çocuklarda etkindir . Emosyonel problemlerde yeşilden daha fazla sakinleştiricidir.

- Diyare durumunda yeşil ile birlikte kullanılabilir.

- Mavi rengin fazla kullanımı kişinin deprese hissetmesine sebep olabilir.

- İndigo gibi kan oksijenlenmesini artırır. KOAH için turuncuyla birlikte uygun renk olabilir.

- Mavi gurubu hemorojilerde kanamayı azaltmak veya durdurmak için kullanılabilir.

- Saman nezlesinde burun üzerinde kullanılabilir. Bu endikasyonda vücut üzerinde sarı da düşünülmelidir.

- Mavi ve üzerindeki renkler sezgisel yetenekleri destekler.

ÇİVİT MAVİ (INDIGO)

- Maviye benzer şekilde ağrılarda kullanılır.

- Abselerde akıntıyı azaltır. Homeostatiktir. Kanamalı durumlarda kanamayı azaltır.

- Dokuyu tonisite eder, tümörlerde büzüşme ve küçülme yaratabilir. Dokulardaki patolojik büyümeler için kullanılabilir. Prostat büyümesinde de endikedir.

- Ödemli ve şiş dokularda kullanılır. Ödemi azaltır. Cildi tonisite eder.

- Solunum sistemini sakinleştirir. Astım atağı sırasında violet ile birlikte kullanılabilir. Astım atağı sonrasında turuncu ve atak dışı zamanlarda ise sıcak guruptan bir renk uygun olur.

- Bronşit ve pnömonide akut durum için Indıgo uygundur. Kan oksijenlenmesini arttırır. Kronik bronşitte ise akciğer kapasitesini ve parankimini desteklemek için turuncu daha uygun seçimdir.

- Duygular üzerinde sedatif etkisi vardır. İçe dönüşü destekler.Aşırı ruhsal yorgunluk hallerinde kullanılabilir.

- Indigo duyma, görme ve koku almayı fiziksel, emosyonel ve spirituel olarak etkiler. Bu duyulara ait bozukluklarda indigo kullanılabilir.

- Paratiroid bezi aktive eder.

- Hipertroidide kullanılır. Tiroidi sakinleştirir.

- Ağrıda kullanılır. Güçlü ağrı kesicidir.

MENEKŞE (VİOLET)

- Ultraviyole frekanslardan önceki ve görülebilen en son renktir.

- Açlık azalır. Metabolik aktiviteyi yavaşlatır.

- Vücuttaki dalak dışındaki tüm fazla aktif organları sakinleştirir. Dalağı aktive eder.

- Lökosit üretimi ve aktivitesini arttırır.

- Kasları gevşetir. Indigodan sonra olarak ağrı giderici olarak kullanılabilir.

- Sinir sistemini sakinleştirir ve uyku eğilimini artırır.

- Meditasyon ve hipnoz için en uygun renktir. Renklerin morfinidir.

DOLAŞIM SİSTEMİ RENKLERİ

Özellikle kalp, böbrek ve dolaşım sistemi için kullanılan renklerdir.

MOR (PURPLE)

- Skarlet-kızılın complementer-ters rengidir.

- Çarpıntıda, myokardit-endokardit-perikardit ve aort anevrizmasında kullanılabilir.

- Emosyonel durumu sakinleştirdiği gibi arterler üzerinde de sakinleştirici etkisi vardır. Venlerin aktivitesini ise stimule eder. Kan basıncını düşürür. Nabzı düşürür.

- Derin psikolojik etkisi bulunur. Psikolojik tıkanıklıkları açar.

- Fazla aktif organları sakinleştirir. Adrenal bez aktivitesini düşürür. Tükenmişlik durumundaki organları sakinleştirir.

- Seksüel aktiviteyi düşürür.

- Aşırı mens durumunda indigo ile birlikte kanamayı durdurucu aktivitesi için kullanılabilir.

- Sedatize eder. Ağrıyı dindirir. Diş doktoruyla randevudan önce mor kullanılabilir. Menstruasyon ağrısında da (turuncuya benzer şekilde) kullanılabilir.

- Rheumatik ateş ya da sıtma gibi durumlarda oluşan yüksek ateşi gidermek için kullanılabilir.

MAGENTA

- Hastanın derin ruhsal süreçlere daha açık olmasını ve bir yandan da korkmamasını sağlar. Yine de kişi kaldıramıyorsa magenta hoş olmayan bir deneyim olarak algılanır.

- Kan basıncını yükselterek ya da düşürerek dengeler. Diuretik etki yaratabilir.

- Anginada ve hipertrofik kardiyak problemlerde kullanılabilir.

- Kan şekerini düşürme etkisine sahiptir. Diyabet hastalarında dikkatli kullanılmalıdır.

- Anormal cinsel isteği Turkuaz ve Purple ile birlikte dengeler.

- Adrenal bezleri, böbreği, kalp ve dolaşım sistemini dengeler.

- Aura tamamlayıcıdır ve yeşil gibi birçok enerjetik problemde kullanılabilir. Yeşil gibi nötr renktir.

- Variköz venlerde indigo ile birlikte ve kronik durum olduğu için lemon ile birlikte kullanılabilir.

KIZIL (SCARLET)

- Mor (Purple)in ters rengidir.

- Kalp hızını artırır. Bradikardide kullanılır. Arterleri stimule eder. Venleri sedate eder. (Morun tam tersi olarak). Kan basıncını arttırır.

- Genel anlamda uyarıcıdır. Böbrek ve adrenalleri aktive eder. Somatik zayıflık durumu ve yetersizlikte kullanılmalıdır.

- İmpotans durumunda ya da firijite durumunda kullanılabilir. Genital bölge için uyarıcıdır.

- Duygularda sensitiviteyi artırır.

- Adet söktürücüdür. Menstrual kanamayı artırır.

- Kırmızıya benzer şekilde, kullanımı ciddi dikkat gerektirir.

Mora Terapi 18 August 2014

Bağımlılık Terapileri

Bağımlılık çağımızın en önemli sorunlarından birisi. Günlük yaşantılarımızın stresinden kurtulabilmek için hepimizin seçtiği bazı yöntemler var. Sigara, alkol ve yeme bağımlılığı bunların en başında geliyor. Bu bağımlılıkları daha ciddi bağımlılıklar olan madde ve uyuşturucu bağımlılığı, porno ve internet bağımlılıkları gibi daha yeni nesil bağımlılıklar takip ediyor.

Mora Nova Uygulamaları ile Bağımlılık Terapileri

Sigara içiciliği en öldürücü toplumsal zehirlenme olayıdır. Dünya Sağlık Örgütü, sigarayı en önemli önlenebilir hastalık nedeni olarak tanımlamaktadır. Tüm dünyada her yıl sigaraya bağlı olarak yaklaşık 4.9 milyon insan yaşamını yitirmektedir. Sigara salgınının bu şekilde devam etmesi durumunda, 2020 yılında bu sayının 10 milyona ulaşması beklenmektedir.

Sigara, kötü huylu kolestrolün artışı, hipertansiyon, kalp hastalıkları ve koroner arter hastalığı için majör risk faktörü olduğu gibi, kalp krizi riskini 2.5 kat arttırmaktadır. Bağışıklık sisteminde meydana gelen zayıflama ile birlikte, erken yaşlanma, her türlü kansere, viral ve bakteriyel enfeksiyona yatkınlık meydana gelir. Erkeklerde tüm kansere bağlı ölümlerin %35'inin, kadınlarda ise %15'inin nedeni sigaradır. Sigara yaşam süresini, kadında 14.5 yıl, erkekte ise 13.2 yıl kısaltır.

Sigara bağımlılığı, beyin hücresel yapısında ve fonksiyonlarında kalıcı değişiklikler ile giden, dürtüsel, önüne geçilemeyen, tekrarlayan sigara kullanımı davranışı ile kendini gösteren kronik bir beyin hastalığıdır. tüm diğer kronik hastalıklar gibi tıbbi tedavi gerektirir ve tedavi edilmez ise ömür boyu sürebilir.

Sigara içen insanların hemen hemen hepsi bu dertten kurtulmak ister ve tamamı sigaranın, sağlıkları için ne denli büyük bir tehlike oluşturduğunu, sigara içerek çocuklarına ya da sevdiklerine ne kadar kötü örnek olduğunu, sigara içmeyenleri ne kadar rahatsız ettiğini ve ne kadar çok maddi kayba uğradığını bilir.

Mora Terapi Farkı

Mora Terapi, vücudun doku ve sistemler arasındaki iletişimin elektromanyetik frekanslar yardımıyla gerçekleşmesinde yola çıkarak, kişinin metabolizmasında yerleşik duruma gelen bağımlılığını bu frekanslar yardımıyla silerek, sigara içme isteğini azaltır.

Mora Terapi yöntemiyle bireyler ilk seanstan itibaren bağımlılık alışkanlıklarında fark edilir bir değişim yaşadıklarını asıl etkinin ise 2. seansı takip eden günlerde ortaya çıktığını dile getirirler.

Programlarının kişinin psogram sürecine psikolojik uyum sağlayabildiği ölçüde başarılı olduğu bir gerçek. Mora Terapi, bağımlılığa yol açan nedenler ile duygu durumu arasında bir bağ olduğunu ve bağ üzerinden geliştirdiği çözüm ile bireylerin hem bağımlılıklarından kurtulmalarını hem de duygu durumundaki iyileşmeyi ortaya koyuyor.

Bu sebeple bireylerin bağımlılıkta yaşadığı halsizlik, yorgunluk, depresif hallere yol açmıyor. Mora Terapi duygu durumunun güçlendirilmesine ve bireyin kendisini duygusal olarak çok daha iyi hissetmesini sağlıyor.

Hakkımızda 18 August 2014

Hakkımızda

Merkezimiz

Bütüncül bir bakış açısıyla beden, zihin ve ruh birliğini koruyarak başta bağımlılık olmak üzere çeşitli psikolojik danışmanlık hizmetleriyle bireyin bedenen ve ruhen iyi oluş halini destekleyecek uygulamalar yapmaktayız.

Uzmanlığımız

Uzm.Psk.Danışman Ayça Atila Öztürk 1980 yılında İstanbul'da doğdu. Lisans eğitimini Uludağ Üniversitesi'nde tamamladı. 2018 yılında Üsküdar Üniversitesi Bağımlılık Enstitüsü Uygulamalı ve Adli Psikoloji bölümü Yüksek Lisans programını başarıyla bitirmesinin ardından aynı yıl, CITEB (Cinsel Terapi Eğitim Bilimleri Enstitüsü) bünyesinde verilen Aile ve Çift Terapisi, Cinsel Terapi ve Boşanma Terapisi eğitimlerini tamamladı. Viyana'da Sigmund Freud Üniversitesi'nde, Zihinsel Bozukluklar ve Bağımlılıklar üzerine psikoterapi eğitimi gördü. Halen Doğuş Üniversitesi'nde Klinik Psikoloji dalında doktora eğitimine devam etmektedir.

Yaklaşım

Insan sağlığı ve mutluluğu temel alınarak, birey, aile ve toplum üçgenindeki sosyal ve sağlık alanında yaşam kalitesini arttırmak.